e-coli

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan paramedic
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 9
  • Görüntüleme Görüntüleme 3K
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

paramedic

Üye
Katılım
3 Kas 2010
Mesajlar
109
Tepkime puanı
0
Yaş
39
Siteyi ziyaret et
Ad Soyad
gökhan KARABACAK
Meslek
PARAMEDİK(A.A.B.T.)
Şehir
Muğla
İlgi Alanı
Kediler
E-COLİ

E. coli enfeksiyonunun nedeni Escherichia denilen bir bakteridir. Bu bakteri dünya çapında yaygın bir şekilde bulunup memeli hayvanların ve bazı kuşların bağırsak sisteminde büyük olasılıkla görülebilecek oranda doğal olarak ikamet eder. Güvercinlerde ikamet etmesinin normal bir durum olup olmadığı hakkında bir çok tartışmalar olmuştur. Ben, çoğunda bu organizmaya bağlı hastalığın belirtilerine rastlamadığım halde, bu bakteriye incelediğim salmaların çoğunda rastladım.

E. coli (bakteri) bir çok hayvan türünde hastalığın (E. coli) nedeni olarak gösterilmiştir ve belirtileri türden türe değişir. Bu bakterinin bir çok değişik "cinsi" güvercinlerimize bulaşır ve her "cins" bir birinden çok farklı hastalıklara neden olur. Bu "cinslere" "serotype" denilir ve özel labaratuvarlarda yapılabilecek araştırmalarla ayırt edilebilirler. Bazı "cinsler" kolayca hastalık yaratabilecekken bazıları çok ender olarak hastalıklara neden olurlar. E. coli cinslerinin hastalığa neden olabilme özellikleri şunlara bağlıdır:

1. Toksin yaratabilme kabiliyetleri. Bazı E. coli cinsleri ağır hastalık yaratabilecek "endotoksinler" üretirler. Bence bu endotoksinler, performans düşüklüğü görülen salmaların çoğunda büyük bir etkendir. Daha sonra bunun üzerinde biraz daha duracağım.

2. Bağırsak duvarlarını işgal ederek geçebilme kabiliyeti ve başka organlarda enfeksiyonlara neden olabilmek. Bazı E.coli cinsleri kolayca böbrek, karaciğer ve diğer organlara girebilirler.

3. Güvercinlerin fiziksel savunma sistemlerine üstünlük sağlıyabilme kabiliyeti. Bazı E. coli cinsleri güvercinlerin doğal savunma sistemlerinin bazılarından etkilenmeme kabiliyetleri vardır ve bu tür bakteriler ötekilerine nazaran daha kolayca hastalıklara neden olabilmektedir.

E.coli enfeksiyonu birinci derece ve ikinci derece olarak ayırılabilir. Birinci derecedeki enfeksiyorlar kendi başlarına hastalık yaratabilirlerki bazı E. coli cinsleri bu türdendir. Fakat benim görüşüme göre E. coli enfeksiyonlarının 90%'ı ikinci derecedir. Başka bir deyimle her zaman enfeksiyona neden olan başka bir unsur mevcuttur. Bu unsur genellikle bir stres faktörüdür. Örnek olarak ağır tüy değişimi, cocci hastalığı, adenovirus, pamuk, bağırsak kurtları, kalabalık salmalar, ağır eğitim ve yetersiz besleme alışkanlıkları gösterilebilir. E. coli problemlerinin 90%'ı ikinci derece olduğu için, bu enfeksiyonun kuşlarınızda mevcut olduğu anlaşıldığında neden olan unsurları salmanızda aramak yapabileceğiniz en önemli harekettir.

Biz E. coli teşhisi koyduğumuzda bunu çoğunlukla gözlemlenen bir çok işarete başlı olarak yaparız. Bunun nedenide hiç bir zaman aynı belirtileri göstermemesidir. Hatta E. coli'nin belirtileri Salmonella ile aynı olabilir. Birisinin salmasında belli işaretler görüldüğünde ben çoğunlukla E. coli'den süphelenirim.

Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
1. Enteritis: Bu E. coli'ye bağlı olarak gözlenebilecek belirtilerin en başında gelir ve ishalden başka bir şey değildir. Hastalığı kapmış güverciler çoğunlukla yeşil ishal olduları gibi bazıları kusmada gösterebilir. Kursağın boşalmasının olağan üstü yavaşlaması E. coli'nin var olduğuna dair büyük bir işarettir. Hastalanan kuşun kursağında bir gün önceden hala yem tanleri bulunur (normalde boşalmış olması lazım). Bunların sonucu olarak kuşlar hızla zayıflar ve bazen aniden ölür.

2. Eklem enfeksiyonları: Aynı Salmonella'da olduğu gibi E. coli eklemlerde enfeksiyonlara neden olabilir. Buda kuşlarda kanat felçine veya kanat düşmesine (kanadın kuyruk altında hatta yerde sürüyerek taşınması) neden olur. Enfeksiyonun olduğu eklemde şişme görülebilirde görülmiyebilirde. Eğer şişme görülürse, hastalığın en kısa süre içinde tedavi edilmesi felçin kalıcı olmaması için önemlidir.

3. Ani ölüm: Yaş ayırımı olmaksızın ani ölüm. Çoğunlukla e. coli veya Salmonella'ya bağlı belirtiler görülmeden. Bunun nedeni ani ve çok güçlü bir enfeksiyonun ortaya çıkmasıdır (septicemia). Bu büyük enfeksiyon ve onun hızlı toksin üretimi her kuşu anında öldürebilir. Benim tecrübem süresi içinde E. coli ile ilgili en fazla gördüğüm şey iri, canlı yavruların bir iki haftalıkken aniden ölmesidir. Bu yavruların kursağına bakıldığında yemle dolu olduğunu ve gözle görülebilir hiç bir neden olmadığı halde öldüklerini görürsünüz. Eğer bu yavrunun her hangi bir organını teste tabi tutarsanız çok yüksek sayıda E. coli bakterisine rastlarsınız. Bu yaş aynı zamanda yavruların yumurtadan ve kursak sütünden aldıkları hastalıklara karşı korunmanın azalması zamanına denk gelir.

4. Üretim sorunları: E. coli aslında iki sexdede üretim sorunlarına neden olsada, dişi çoğunlukla yumurtlamak için yatar fakat yumurtlıyamaz. Bazıları yumurtlamayı başarsada yumurtalar yumuşak kabuklu, kalın ve pürüzlü veya çok küçük olur. Döllenmiş yumurtalardaki yavrular kuluçka devrinin ilk günlerinde yumurtada ölürler. Bu yumurtaları labaratuarda işlemlere tabi tutarak E. coli bakterisini üretmek mümkündür. Bazen yumurtadaki yavrular tamamiyle gelişir fakat yumurtadan çıkamazlar. Benim tecrübemde E. coliyle sorunları olan dişilerin tedavisi aşırı zorlukta olmuştur. Bu kuşlar aynı sorunu her yıl yaşarlar. Eğer E. coli hastalığı olan değerli bir dişiniz varsa dışkısını labaratuvarda inceletmenizi tavsiye ederim. Böylece hangi cins E. coli bakterisi bulunduğunu öğrenip hangi antibiyotiği kullanmanız gerektiğine karar verebilirsiniz. Dişiye bu antibiyotiği eşleştirmeden beş altı gün önce vermeye başlayın (Baytril veya Cipro kullanmayın. Bu ilaçlarda üretim sorunları yaratır.) ve yumurtalar çıkana kadar devam edin. Bu yöntem çoğunlukla sağlıklı yumurtaların çıkmasını sağlar.

5. Solunum yolu enfeksiyonlari: Bu bakteri solunum yollarını genelde görülen başka solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte etkiliyebilir, herpes virüsü, microplasma ve chlamiydia gibi. E. coli solunum yollarında normalde bulunan bir bakteri değildir. Bu bölümde görülmesi bir enfeksiyonun işareti olup aynı zamanda tedaviye geçilmesi gerekir. Bu tür E. coli enfeksiyonunun işaretleri diğer ağır solunum yolu enfeksiyonlarının işaretleriyle aynıdır: uçuş isteksizliği, gaganın açık tutularak nefes alınımı, hırıldama vs.

6. Felç: Bazen kuşlarınızdan birisini salmada yatmış ayaklarını kullanamaz halde bulursunuz. Sanki felç olmuştur. Bunun nedeni çok ağır bir enfeksiyonun (septimiya) başlamış olması veya enfeksiyonun sinir sisteminde yer almasıdır. Çok ciddi bir işaret olduğu gibi E. colinin yanında Salmonella'nında işaretidir ve en kısa zamanda tedaviye başlanması muhimdir. Bu durumdaki kuşun ölüme yakın olduğu akılda bulundurulmalıdır.

7. Düşük performans: Bu işaretin bir çok salmada büyük bir sorun olduğunu düşünmeye başlamaktayım. Şimdi, burada unutmamanız gereken şey bunun benim kişisel bir görüşüm olduğudur ve kesinlikle hiç bir araştırmayla kanıtlanmamıştır. E. coli'nin toksin ürettiğini biliyoruz, bazı cinsleri ötekilerinden daha fazla olarak. Bu toksinler güvercinleri büyük bir çapta hastalandırabilirler, fakat bence bir çok kuşda daha hafif enfeksiyon olmakta ve hastalık ortaya çıkmamaktadır. Ama performanslarında büyük bir düşüş olmaktadır. Performans düşüklüğünden şikayet eden bir çok salmayı incelemiş fakat dışkılarda bulunan yüksek sayıda E. coli dışında hiç bir E. coli işaretine veya hastalığa rastlamamışımdır. Bu salmalardaki kuşlar doğru antibiyotiklerle tedavi altına alındığında performansda müthiş bir yükselme görülmüş ve tedavi durduktan bir iki hafta sonra yeniden aynı sorun baş göstermiştir. Yeniden incelendiğinde E. coli sayısının yeniden arttığı gözlenmiştir. Benim teorim, günümüzde kuşlarımızı uçuruş usulümüz E. coli'nin aşırı üremesine neden olmaktadır. Bunun nedenide:
8. Stres: Bunu özellikle genç kuşlarda görüyoruz.

9. Başka hastalıklar: Gördüğümüz bütün öteki mikroplar, pamuk, coccidia, kurtlar vs. E. colinin yolunu açmaktadır.

10. Kullandığımız bütün ilaçlar (başka hastalıklara karşı) aslında kuşlarımızın bağırsaklarını zayıflatıp E. coli'nin aşırı üremesine neden olmaktadır.

Antibiyotikle E. coli tedavisinin performansda gösterdiği gelişmeler doğru yolda olduğumuzu ifade ediyor diye düşünüyorum. Bu nedenle Belçikalı bilim adamları bir çok salmalarda kullanılmak üzere kendi kendine asıl olan (autogeneus) E. coli aşışı geliştirdiler (her salmaya ayrı, her birinde bulunan E. coli cinsine uygun olarak). Bu salmaların her birisinde performans aşırı derecede yükseldi. Hatta şampiyonluk seviyesine kadar ve eskiden kullandığımız kadar antibiyotikde kullanmalarına gerek kalmadı. Yine söyliyeyim, bunlardan hiç birisi kabul edilen bilimsel metodlarla yapılmadı, fakat benim görüşlerime göre bu bazı salmalar için bir anahtar olabilir.

E. coli'yi teşhis ettiğimizde hatırlamamız gereken en önemli şey teşhisin sadece hastalığın işaretlerine bakarak yapılamıyacağıdır. Başka hastalıkların ve özellikle Salmonellanın aynı işaretleri taşıdığı unutulmamalıdır. Bu hastalıktan şüphelendiğimizde dışkıların ve enfeksiyona tabi olmuş organların incenmesi lazımdır. Teşhis konulduğunda bakteriye duyarlık testi yapılarak hangi antibiyotiğin kullanılacağı tesbit edilmelidir. Bu çok önemli, cünkü her E. coli cinsi hangi antibiyotiğin kendisini öldüreceğine çok büyük farklılıklar gösterir. Aynı zamanda bu bakteri kullanılan ilaçlara karşı çok kısa zamanda dayanıklılık kazanır ve bir kere işe yarıyan ilacın bir daha aynı sonucu vermesi garanti değildir.

Tedavi üç bölgeye ayrılır:
1. Antibiyotikler 7 ile 10 gün süresiyle kullanılır: Duyarlılık testinin yapılması kesinlikle kaçınılmazdır. Bu bakteri bir çok ilaca karşı dayanıklılık kazanmıştır. İşe yaradığını bildiğim bazı antibiyotikler şunlardır.

Amoxcillin: 1500-3000 mg/galon.
Baytril veya Cipro: 250 mg/galon. Baytril ve 750 mg/galon Cipro. Bu ilaçları üretim sezonu içerisinde kullanmayınız.
Primor: 30mg/ kuş başına suyla verilir.
Bactrim: 30-60mg/galon.
Cephalexin: 2500-3000 mg/galon.

2. Hastalığın alt nedenlerinin tedavi edilmesi: Eğer bunları ortadan kaldırmazsanız E. coli geri gelecektir. Daha önce bahsedilenlere dikkat edin.

3. Aşılama: Bu bir çok salmaya yardımcı oldu ve performansda büyük gelişmeler ortaya çıkardı. Geleceğin tedavi yöntemi olabilir ama sonuçlanmış bir çalışma değildir.

Bu tercüme Uğur Kurt GÜRSU tarafından TGYB için yapılmıştır
 
paramedic' Alıntı:
E-COLİ

E. coli enfeksiyonunun nedeni Escherichia denilen bir bakteridir. Bu bakteri dünya çapında yaygın bir şekilde bulunup memeli hayvanların ve bazı kuşların bağırsak sisteminde büyük olasılıkla görülebilecek oranda doğal olarak ikamet eder. Güvercinlerde ikamet etmesinin normal bir durum olup olmadığı hakkında bir çok tartışmalar olmuştur. Ben, çoğunda bu organizmaya bağlı hastalığın belirtilerine rastlamadığım halde, bu bakteriye incelediğim salmaların çoğunda rastladım.

E. coli (bakteri) bir çok hayvan türünde hastalığın (E. coli) nedeni olarak gösterilmiştir ve belirtileri türden türe değişir. Bu bakterinin bir çok değişik "cinsi" güvercinlerimize bulaşır ve her "cins" bir birinden çok farklı hastalıklara neden olur. Bu "cinslere" "serotype" denilir ve özel labaratuvarlarda yapılabilecek araştırmalarla ayırt edilebilirler. Bazı "cinsler" kolayca hastalık yaratabilecekken bazıları çok ender olarak hastalıklara neden olurlar. E. coli cinslerinin hastalığa neden olabilme özellikleri şunlara bağlıdır:

1. Toksin yaratabilme kabiliyetleri. Bazı E. coli cinsleri ağır hastalık yaratabilecek "endotoksinler" üretirler. Bence bu endotoksinler, performans düşüklüğü görülen salmaların çoğunda büyük bir etkendir. Daha sonra bunun üzerinde biraz daha duracağım.

2. Bağırsak duvarlarını işgal ederek geçebilme kabiliyeti ve başka organlarda enfeksiyonlara neden olabilmek. Bazı E.coli cinsleri kolayca böbrek, karaciğer ve diğer organlara girebilirler.

3. Güvercinlerin fiziksel savunma sistemlerine üstünlük sağlıyabilme kabiliyeti. Bazı E. coli cinsleri güvercinlerin doğal savunma sistemlerinin bazılarından etkilenmeme kabiliyetleri vardır ve bu tür bakteriler ötekilerine nazaran daha kolayca hastalıklara neden olabilmektedir.

E.coli enfeksiyonu birinci derece ve ikinci derece olarak ayırılabilir. Birinci derecedeki enfeksiyorlar kendi başlarına hastalık yaratabilirlerki bazı E. coli cinsleri bu türdendir. Fakat benim görüşüme göre E. coli enfeksiyonlarının 90%'ı ikinci derecedir. Başka bir deyimle her zaman enfeksiyona neden olan başka bir unsur mevcuttur. Bu unsur genellikle bir stres faktörüdür. Örnek olarak ağır tüy değişimi, cocci hastalığı, adenovirus, pamuk, bağırsak kurtları, kalabalık salmalar, ağır eğitim ve yetersiz besleme alışkanlıkları gösterilebilir. E. coli problemlerinin 90%'ı ikinci derece olduğu için, bu enfeksiyonun kuşlarınızda mevcut olduğu anlaşıldığında neden olan unsurları salmanızda aramak yapabileceğiniz en önemli harekettir.

Biz E. coli teşhisi koyduğumuzda bunu çoğunlukla gözlemlenen bir çok işarete başlı olarak yaparız. Bunun nedenide hiç bir zaman aynı belirtileri göstermemesidir. Hatta E. coli'nin belirtileri Salmonella ile aynı olabilir. Birisinin salmasında belli işaretler görüldüğünde ben çoğunlukla E. coli'den süphelenirim.

Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
1. Enteritis: Bu E. coli'ye bağlı olarak gözlenebilecek belirtilerin en başında gelir ve ishalden başka bir şey değildir. Hastalığı kapmış güverciler çoğunlukla yeşil ishal olduları gibi bazıları kusmada gösterebilir. Kursağın boşalmasının olağan üstü yavaşlaması E. coli'nin var olduğuna dair büyük bir işarettir. Hastalanan kuşun kursağında bir gün önceden hala yem tanleri bulunur (normalde boşalmış olması lazım). Bunların sonucu olarak kuşlar hızla zayıflar ve bazen aniden ölür.

2. Eklem enfeksiyonları: Aynı Salmonella'da olduğu gibi E. coli eklemlerde enfeksiyonlara neden olabilir. Buda kuşlarda kanat felçine veya kanat düşmesine (kanadın kuyruk altında hatta yerde sürüyerek taşınması) neden olur. Enfeksiyonun olduğu eklemde şişme görülebilirde görülmiyebilirde. Eğer şişme görülürse, hastalığın en kısa süre içinde tedavi edilmesi felçin kalıcı olmaması için önemlidir.

3. Ani ölüm: Yaş ayırımı olmaksızın ani ölüm. Çoğunlukla e. coli veya Salmonella'ya bağlı belirtiler görülmeden. Bunun nedeni ani ve çok güçlü bir enfeksiyonun ortaya çıkmasıdır (septicemia). Bu büyük enfeksiyon ve onun hızlı toksin üretimi her kuşu anında öldürebilir. Benim tecrübem süresi içinde E. coli ile ilgili en fazla gördüğüm şey iri, canlı yavruların bir iki haftalıkken aniden ölmesidir. Bu yavruların kursağına bakıldığında yemle dolu olduğunu ve gözle görülebilir hiç bir neden olmadığı halde öldüklerini görürsünüz. Eğer bu yavrunun her hangi bir organını teste tabi tutarsanız çok yüksek sayıda E. coli bakterisine rastlarsınız. Bu yaş aynı zamanda yavruların yumurtadan ve kursak sütünden aldıkları hastalıklara karşı korunmanın azalması zamanına denk gelir.

4. Üretim sorunları: E. coli aslında iki sexdede üretim sorunlarına neden olsada, dişi çoğunlukla yumurtlamak için yatar fakat yumurtlıyamaz. Bazıları yumurtlamayı başarsada yumurtalar yumuşak kabuklu, kalın ve pürüzlü veya çok küçük olur. Döllenmiş yumurtalardaki yavrular kuluçka devrinin ilk günlerinde yumurtada ölürler. Bu yumurtaları labaratuarda işlemlere tabi tutarak E. coli bakterisini üretmek mümkündür. Bazen yumurtadaki yavrular tamamiyle gelişir fakat yumurtadan çıkamazlar. Benim tecrübemde E. coliyle sorunları olan dişilerin tedavisi aşırı zorlukta olmuştur. Bu kuşlar aynı sorunu her yıl yaşarlar. Eğer E. coli hastalığı olan değerli bir dişiniz varsa dışkısını labaratuvarda inceletmenizi tavsiye ederim. Böylece hangi cins E. coli bakterisi bulunduğunu öğrenip hangi antibiyotiği kullanmanız gerektiğine karar verebilirsiniz. Dişiye bu antibiyotiği eşleştirmeden beş altı gün önce vermeye başlayın (Baytril veya Cipro kullanmayın. Bu ilaçlarda üretim sorunları yaratır.) ve yumurtalar çıkana kadar devam edin. Bu yöntem çoğunlukla sağlıklı yumurtaların çıkmasını sağlar.

5. Solunum yolu enfeksiyonlari: Bu bakteri solunum yollarını genelde görülen başka solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte etkiliyebilir, herpes virüsü, microplasma ve chlamiydia gibi. E. coli solunum yollarında normalde bulunan bir bakteri değildir. Bu bölümde görülmesi bir enfeksiyonun işareti olup aynı zamanda tedaviye geçilmesi gerekir. Bu tür E. coli enfeksiyonunun işaretleri diğer ağır solunum yolu enfeksiyonlarının işaretleriyle aynıdır: uçuş isteksizliği, gaganın açık tutularak nefes alınımı, hırıldama vs.

6. Felç: Bazen kuşlarınızdan birisini salmada yatmış ayaklarını kullanamaz halde bulursunuz. Sanki felç olmuştur. Bunun nedeni çok ağır bir enfeksiyonun (septimiya) başlamış olması veya enfeksiyonun sinir sisteminde yer almasıdır. Çok ciddi bir işaret olduğu gibi E. colinin yanında Salmonella'nında işaretidir ve en kısa zamanda tedaviye başlanması muhimdir. Bu durumdaki kuşun ölüme yakın olduğu akılda bulundurulmalıdır.

7. Düşük performans: Bu işaretin bir çok salmada büyük bir sorun olduğunu düşünmeye başlamaktayım. Şimdi, burada unutmamanız gereken şey bunun benim kişisel bir görüşüm olduğudur ve kesinlikle hiç bir araştırmayla kanıtlanmamıştır. E. coli'nin toksin ürettiğini biliyoruz, bazı cinsleri ötekilerinden daha fazla olarak. Bu toksinler güvercinleri büyük bir çapta hastalandırabilirler, fakat bence bir çok kuşda daha hafif enfeksiyon olmakta ve hastalık ortaya çıkmamaktadır. Ama performanslarında büyük bir düşüş olmaktadır. Performans düşüklüğünden şikayet eden bir çok salmayı incelemiş fakat dışkılarda bulunan yüksek sayıda E. coli dışında hiç bir E. coli işaretine veya hastalığa rastlamamışımdır. Bu salmalardaki kuşlar doğru antibiyotiklerle tedavi altına alındığında performansda müthiş bir yükselme görülmüş ve tedavi durduktan bir iki hafta sonra yeniden aynı sorun baş göstermiştir. Yeniden incelendiğinde E. coli sayısının yeniden arttığı gözlenmiştir. Benim teorim, günümüzde kuşlarımızı uçuruş usulümüz E. coli'nin aşırı üremesine neden olmaktadır. Bunun nedenide:
8. Stres: Bunu özellikle genç kuşlarda görüyoruz.

9. Başka hastalıklar: Gördüğümüz bütün öteki mikroplar, pamuk, coccidia, kurtlar vs. E. colinin yolunu açmaktadır.

10. Kullandığımız bütün ilaçlar (başka hastalıklara karşı) aslında kuşlarımızın bağırsaklarını zayıflatıp E. coli'nin aşırı üremesine neden olmaktadır.

Antibiyotikle E. coli tedavisinin performansda gösterdiği gelişmeler doğru yolda olduğumuzu ifade ediyor diye düşünüyorum. Bu nedenle Belçikalı bilim adamları bir çok salmalarda kullanılmak üzere kendi kendine asıl olan (autogeneus) E. coli aşışı geliştirdiler (her salmaya ayrı, her birinde bulunan E. coli cinsine uygun olarak). Bu salmaların her birisinde performans aşırı derecede yükseldi. Hatta şampiyonluk seviyesine kadar ve eskiden kullandığımız kadar antibiyotikde kullanmalarına gerek kalmadı. Yine söyliyeyim, bunlardan hiç birisi kabul edilen bilimsel metodlarla yapılmadı, fakat benim görüşlerime göre bu bazı salmalar için bir anahtar olabilir.

E. coli'yi teşhis ettiğimizde hatırlamamız gereken en önemli şey teşhisin sadece hastalığın işaretlerine bakarak yapılamıyacağıdır. Başka hastalıkların ve özellikle Salmonellanın aynı işaretleri taşıdığı unutulmamalıdır. Bu hastalıktan şüphelendiğimizde dışkıların ve enfeksiyona tabi olmuş organların incenmesi lazımdır. Teşhis konulduğunda bakteriye duyarlık testi yapılarak hangi antibiyotiğin kullanılacağı tesbit edilmelidir. Bu çok önemli, cünkü her E. coli cinsi hangi antibiyotiğin kendisini öldüreceğine çok büyük farklılıklar gösterir. Aynı zamanda bu bakteri kullanılan ilaçlara karşı çok kısa zamanda dayanıklılık kazanır ve bir kere işe yarıyan ilacın bir daha aynı sonucu vermesi garanti değildir.

Tedavi üç bölgeye ayrılır:
1. Antibiyotikler 7 ile 10 gün süresiyle kullanılır: Duyarlılık testinin yapılması kesinlikle kaçınılmazdır. Bu bakteri bir çok ilaca karşı dayanıklılık kazanmıştır. İşe yaradığını bildiğim bazı antibiyotikler şunlardır.

Amoxcillin: 1500-3000 mg/galon.
Baytril veya Cipro: 250 mg/galon. Baytril ve 750 mg/galon Cipro. Bu ilaçları üretim sezonu içerisinde kullanmayınız.
Primor: 30mg/ kuş başına suyla verilir.
Bactrim: 30-60mg/galon.
Cephalexin: 2500-3000 mg/galon.

2. Hastalığın alt nedenlerinin tedavi edilmesi: Eğer bunları ortadan kaldırmazsanız E. coli geri gelecektir. Daha önce bahsedilenlere dikkat edin.

3. Aşılama: Bu bir çok salmaya yardımcı oldu ve performansda büyük gelişmeler ortaya çıkardı. Geleceğin tedavi yöntemi olabilir ama sonuçlanmış bir çalışma değildir.

Bu tercüme Uğur Kurt GÜRSU tarafından TGYB için yapılmıştır
UĞUR ; TEŞEKKÜRLER :slm:
 
Bence hastalıklar konusunda güvercin besleyen arkadaşların biraz bilinçlenmesi lazım. Arkadaşımız kliniğe geliyor kuşlarım hasta ne ilacı alabilirim diyor. Soruyorum ne tür belirtiler var. Hiç bir şey yok ama kuşlar ölüyor diyor. Yahu hiçbir şey olmaz olur mu? İShal var mı diyorum var diyor. Kümes havasız, yerde yemler var, suluk ve yemlikler kirli, hasta kuş sağlam kuş birarada. Sürekli dışarıdan kuş sokuluyor. Bu belirtileri de zorla sorarak öğreniyorum. Ve şunu frkettim çok fazla bilinçsiz ilaç kullanımı var. Arkadaşlardan ricam kanatlı hayvanlar çok naziktir ihalelerde, kuş pazarlarında çok dikkat etmeleri gerekir. Oraya kuş götürüp getirirken hemen o kuşu kümese veya kümes etrafına salmayın. Önce birkaç gün karantina bölgeniz olsun oraya alın. Dışkısını ve genel durumunu takip edin. Kesinlikle bilinçsiz ilaç kullanmayın. Piyasada çok fazla güvercin ilacı satılıyor güvendiğiniz kişilerden alın.Son kullanma tarihine dikkat edin. Güvercin beslemek çok zevkli bir iş fakat son derece dikkatli olmalıyız. Hijyene dikkat edelim gerisi yavaş yavaş gelir.Konuyu açan ve bilgilendirme yapan arkadaşıma teşekkür ediyorum.
 
supersey' Alıntı:
Bence hastalıklar konusunda güvercin besleyen arkadaşların biraz bilinçlenmesi lazım. Arkadaşımız kliniğe geliyor kuşlarım hasta ne ilacı alabilirim diyor. Soruyorum ne tür belirtiler var. Hiç bir şey yok ama kuşlar ölüyor diyor. Yahu hiçbir şey olmaz olur mu? İShal var mı diyorum var diyor. Kümes havasız, yerde yemler var, suluk ve yemlikler kirli, hasta kuş sağlam kuş birarada. Sürekli dışarıdan kuş sokuluyor. Bu belirtileri de zorla sorarak öğreniyorum. Ve şunu frkettim çok fazla bilinçsiz ilaç kullanımı var. Arkadaşlardan ricam kanatlı hayvanlar çok naziktir ihalelerde, kuş pazarlarında çok dikkat etmeleri gerekir. Oraya kuş götürüp getirirken hemen o kuşu kümese veya kümes etrafına salmayın. Önce birkaç gün karantina bölgeniz olsun oraya alın. Dışkısını ve genel durumunu takip edin. Kesinlikle bilinçsiz ilaç kullanmayın. Piyasada çok fazla güvercin ilacı satılıyor güvendiğiniz kişilerden alın.Son kullanma tarihine dikkat edin. Güvercin beslemek çok zevkli bir iş fakat son derece dikkatli olmalıyız. Hijyene dikkat edelim gerisi yavaş yavaş gelir.Konuyu açan ve bilgilendirme yapan arkadaşıma teşekkür ediyorum.

CEM ;BİZ DE ALAKANA TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNUYORUZ..

İLAÇ KULLANIRKEN DİKKAT

TEMİZLİĞE ÖZEN ÖNEMLİ,,

DIŞARIDAN KUŞ , REVİR SONRASI VE KAKA KONTROLLU

AŞI GEREKLİ

HAVALANDIRMA VE CEREYAN OLMAMASI GEREKLİ..DİYE TEKRAR TEKRAR YAZMIŞ OLALIM..

EN ÖNEMLİSİ DE SORUMLULUĞUNU ALABİLECEĞİN SAYIDA GÜVERCİN BESLE..
 
hocam HAVALANDIRMA VE CEREYAN OLMAMASI GEREKLİ..DİYE TEKRAR TEKRAR YAZMIŞ OLALIM..
demissin havalandirma olmasi gerekmez mi.ben kumesimi babamla berabr dizayn ettim kuslara ruzgar almayacak sekilde 3 tarafi naylon denilen plastikle kapladik bu sekilde yapmamizin sebebi kumes icinin hava almasini saglamak ve diskilarin yas kalmasini engellemek kuslarin yuvaliklari ise korunakli girebilecekleri kadar yer actik yalitim olsun sicak olsun diye yalitim malzemesiylekapladik.su an kumese yuvaliklar az geldigi icin yeni yuvaliklar yaptik kumes cins oldu su an biraz musait bi zamanda koyarim resimleri.yari acik bi kumes bendeki illaki her yanininda kapali mi olmasi gerek.Musait bi zamanda koyarim kumesin resmini.ona gore yapalim yeni kumesi.kalin saglicakla.
 
AŞI GEREKLİ

HAVALANDIRMA DA

VE EN ÖNEMLİSİ DE CEREYAN OLMAMALI .
DÜZELTİYORUM..TEŞEKKÜRLER. :evet: :slm:
 
paramedic' Alıntı:
E-COLİ

E. coli enfeksiyonunun nedeni Escherichia denilen bir bakteridir. Bu bakteri dünya çapında yaygın bir şekilde bulunup memeli hayvanların ve bazı kuşların bağırsak sisteminde büyük olasılıkla görülebilecek oranda doğal olarak ikamet eder. Güvercinlerde ikamet etmesinin normal bir durum olup olmadığı hakkında bir çok tartışmalar olmuştur. Ben, çoğunda bu organizmaya bağlı hastalığın belirtilerine rastlamadığım halde, bu bakteriye incelediğim salmaların çoğunda rastladım.

E. coli (bakteri) bir çok hayvan türünde hastalığın (E. coli) nedeni olarak gösterilmiştir ve belirtileri türden türe değişir. Bu bakterinin bir çok değişik "cinsi" güvercinlerimize bulaşır ve her "cins" bir birinden çok farklı hastalıklara neden olur. Bu "cinslere" "serotype" denilir ve özel labaratuvarlarda yapılabilecek araştırmalarla ayırt edilebilirler. Bazı "cinsler" kolayca hastalık yaratabilecekken bazıları çok ender olarak hastalıklara neden olurlar. E. coli cinslerinin hastalığa neden olabilme özellikleri şunlara bağlıdır:

1. Toksin yaratabilme kabiliyetleri. Bazı E. coli cinsleri ağır hastalık yaratabilecek "endotoksinler" üretirler. Bence bu endotoksinler, performans düşüklüğü görülen salmaların çoğunda büyük bir etkendir. Daha sonra bunun üzerinde biraz daha duracağım.

2. Bağırsak duvarlarını işgal ederek geçebilme kabiliyeti ve başka organlarda enfeksiyonlara neden olabilmek. Bazı E.coli cinsleri kolayca böbrek, karaciğer ve diğer organlara girebilirler.

3. Güvercinlerin fiziksel savunma sistemlerine üstünlük sağlıyabilme kabiliyeti. Bazı E. coli cinsleri güvercinlerin doğal savunma sistemlerinin bazılarından etkilenmeme kabiliyetleri vardır ve bu tür bakteriler ötekilerine nazaran daha kolayca hastalıklara neden olabilmektedir.

E.coli enfeksiyonu birinci derece ve ikinci derece olarak ayırılabilir. Birinci derecedeki enfeksiyorlar kendi başlarına hastalık yaratabilirlerki bazı E. coli cinsleri bu türdendir. Fakat benim görüşüme göre E. coli enfeksiyonlarının 90%'ı ikinci derecedir. Başka bir deyimle her zaman enfeksiyona neden olan başka bir unsur mevcuttur. Bu unsur genellikle bir stres faktörüdür. Örnek olarak ağır tüy değişimi, cocci hastalığı, adenovirus, pamuk, bağırsak kurtları, kalabalık salmalar, ağır eğitim ve yetersiz besleme alışkanlıkları gösterilebilir. E. coli problemlerinin 90%'ı ikinci derece olduğu için, bu enfeksiyonun kuşlarınızda mevcut olduğu anlaşıldığında neden olan unsurları salmanızda aramak yapabileceğiniz en önemli harekettir.

Biz E. coli teşhisi koyduğumuzda bunu çoğunlukla gözlemlenen bir çok işarete başlı olarak yaparız. Bunun nedenide hiç bir zaman aynı belirtileri göstermemesidir. Hatta E. coli'nin belirtileri Salmonella ile aynı olabilir. Birisinin salmasında belli işaretler görüldüğünde ben çoğunlukla E. coli'den süphelenirim.

Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
1. Enteritis: Bu E. coli'ye bağlı olarak gözlenebilecek belirtilerin en başında gelir ve ishalden başka bir şey değildir. Hastalığı kapmış güverciler çoğunlukla yeşil ishal olduları gibi bazıları kusmada gösterebilir. Kursağın boşalmasının olağan üstü yavaşlaması E. coli'nin var olduğuna dair büyük bir işarettir. Hastalanan kuşun kursağında bir gün önceden hala yem tanleri bulunur (normalde boşalmış olması lazım). Bunların sonucu olarak kuşlar hızla zayıflar ve bazen aniden ölür.

2. Eklem enfeksiyonları: Aynı Salmonella'da olduğu gibi E. coli eklemlerde enfeksiyonlara neden olabilir. Buda kuşlarda kanat felçine veya kanat düşmesine (kanadın kuyruk altında hatta yerde sürüyerek taşınması) neden olur. Enfeksiyonun olduğu eklemde şişme görülebilirde görülmiyebilirde. Eğer şişme görülürse, hastalığın en kısa süre içinde tedavi edilmesi felçin kalıcı olmaması için önemlidir.

3. Ani ölüm: Yaş ayırımı olmaksızın ani ölüm. Çoğunlukla e. coli veya Salmonella'ya bağlı belirtiler görülmeden. Bunun nedeni ani ve çok güçlü bir enfeksiyonun ortaya çıkmasıdır (septicemia). Bu büyük enfeksiyon ve onun hızlı toksin üretimi her kuşu anında öldürebilir. Benim tecrübem süresi içinde E. coli ile ilgili en fazla gördüğüm şey iri, canlı yavruların bir iki haftalıkken aniden ölmesidir. Bu yavruların kursağına bakıldığında yemle dolu olduğunu ve gözle görülebilir hiç bir neden olmadığı halde öldüklerini görürsünüz. Eğer bu yavrunun her hangi bir organını teste tabi tutarsanız çok yüksek sayıda E. coli bakterisine rastlarsınız. Bu yaş aynı zamanda yavruların yumurtadan ve kursak sütünden aldıkları hastalıklara karşı korunmanın azalması zamanına denk gelir.

4. Üretim sorunları: E. coli aslında iki sexdede üretim sorunlarına neden olsada, dişi çoğunlukla yumurtlamak için yatar fakat yumurtlıyamaz. Bazıları yumurtlamayı başarsada yumurtalar yumuşak kabuklu, kalın ve pürüzlü veya çok küçük olur. Döllenmiş yumurtalardaki yavrular kuluçka devrinin ilk günlerinde yumurtada ölürler. Bu yumurtaları labaratuarda işlemlere tabi tutarak E. coli bakterisini üretmek mümkündür. Bazen yumurtadaki yavrular tamamiyle gelişir fakat yumurtadan çıkamazlar. Benim tecrübemde E. coliyle sorunları olan dişilerin tedavisi aşırı zorlukta olmuştur. Bu kuşlar aynı sorunu her yıl yaşarlar. Eğer E. coli hastalığı olan değerli bir dişiniz varsa dışkısını labaratuvarda inceletmenizi tavsiye ederim. Böylece hangi cins E. coli bakterisi bulunduğunu öğrenip hangi antibiyotiği kullanmanız gerektiğine karar verebilirsiniz. Dişiye bu antibiyotiği eşleştirmeden beş altı gün önce vermeye başlayın (Baytril veya Cipro kullanmayın. Bu ilaçlarda üretim sorunları yaratır.) ve yumurtalar çıkana kadar devam edin. Bu yöntem çoğunlukla sağlıklı yumurtaların çıkmasını sağlar.

5. Solunum yolu enfeksiyonlari: Bu bakteri solunum yollarını genelde görülen başka solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte etkiliyebilir, herpes virüsü, microplasma ve chlamiydia gibi. E. coli solunum yollarında normalde bulunan bir bakteri değildir. Bu bölümde görülmesi bir enfeksiyonun işareti olup aynı zamanda tedaviye geçilmesi gerekir. Bu tür E. coli enfeksiyonunun işaretleri diğer ağır solunum yolu enfeksiyonlarının işaretleriyle aynıdır: uçuş isteksizliği, gaganın açık tutularak nefes alınımı, hırıldama vs.

6. Felç: Bazen kuşlarınızdan birisini salmada yatmış ayaklarını kullanamaz halde bulursunuz. Sanki felç olmuştur. Bunun nedeni çok ağır bir enfeksiyonun (septimiya) başlamış olması veya enfeksiyonun sinir sisteminde yer almasıdır. Çok ciddi bir işaret olduğu gibi E. colinin yanında Salmonella'nında işaretidir ve en kısa zamanda tedaviye başlanması muhimdir. Bu durumdaki kuşun ölüme yakın olduğu akılda bulundurulmalıdır.

7. Düşük performans: Bu işaretin bir çok salmada büyük bir sorun olduğunu düşünmeye başlamaktayım. Şimdi, burada unutmamanız gereken şey bunun benim kişisel bir görüşüm olduğudur ve kesinlikle hiç bir araştırmayla kanıtlanmamıştır. E. coli'nin toksin ürettiğini biliyoruz, bazı cinsleri ötekilerinden daha fazla olarak. Bu toksinler güvercinleri büyük bir çapta hastalandırabilirler, fakat bence bir çok kuşda daha hafif enfeksiyon olmakta ve hastalık ortaya çıkmamaktadır. Ama performanslarında büyük bir düşüş olmaktadır. Performans düşüklüğünden şikayet eden bir çok salmayı incelemiş fakat dışkılarda bulunan yüksek sayıda E. coli dışında hiç bir E. coli işaretine veya hastalığa rastlamamışımdır. Bu salmalardaki kuşlar doğru antibiyotiklerle tedavi altına alındığında performansda müthiş bir yükselme görülmüş ve tedavi durduktan bir iki hafta sonra yeniden aynı sorun baş göstermiştir. Yeniden incelendiğinde E. coli sayısının yeniden arttığı gözlenmiştir. Benim teorim, günümüzde kuşlarımızı uçuruş usulümüz E. coli'nin aşırı üremesine neden olmaktadır. Bunun nedenide:
8. Stres: Bunu özellikle genç kuşlarda görüyoruz.

9. Başka hastalıklar: Gördüğümüz bütün öteki mikroplar, pamuk, coccidia, kurtlar vs. E. colinin yolunu açmaktadır.

10. Kullandığımız bütün ilaçlar (başka hastalıklara karşı) aslında kuşlarımızın bağırsaklarını zayıflatıp E. coli'nin aşırı üremesine neden olmaktadır.

Antibiyotikle E. coli tedavisinin performansda gösterdiği gelişmeler doğru yolda olduğumuzu ifade ediyor diye düşünüyorum. Bu nedenle Belçikalı bilim adamları bir çok salmalarda kullanılmak üzere kendi kendine asıl olan (autogeneus) E. coli aşışı geliştirdiler (her salmaya ayrı, her birinde bulunan E. coli cinsine uygun olarak). Bu salmaların her birisinde performans aşırı derecede yükseldi. Hatta şampiyonluk seviyesine kadar ve eskiden kullandığımız kadar antibiyotikde kullanmalarına gerek kalmadı. Yine söyliyeyim, bunlardan hiç birisi kabul edilen bilimsel metodlarla yapılmadı, fakat benim görüşlerime göre bu bazı salmalar için bir anahtar olabilir.

E. coli'yi teşhis ettiğimizde hatırlamamız gereken en önemli şey teşhisin sadece hastalığın işaretlerine bakarak yapılamıyacağıdır. Başka hastalıkların ve özellikle Salmonellanın aynı işaretleri taşıdığı unutulmamalıdır. Bu hastalıktan şüphelendiğimizde dışkıların ve enfeksiyona tabi olmuş organların incenmesi lazımdır. Teşhis konulduğunda bakteriye duyarlık testi yapılarak hangi antibiyotiğin kullanılacağı tesbit edilmelidir. Bu çok önemli, cünkü her E. coli cinsi hangi antibiyotiğin kendisini öldüreceğine çok büyük farklılıklar gösterir. Aynı zamanda bu bakteri kullanılan ilaçlara karşı çok kısa zamanda dayanıklılık kazanır ve bir kere işe yarıyan ilacın bir daha aynı sonucu vermesi garanti değildir.

Tedavi üç bölgeye ayrılır:
1. Antibiyotikler 7 ile 10 gün süresiyle kullanılır: Duyarlılık testinin yapılması kesinlikle kaçınılmazdır. Bu bakteri bir çok ilaca karşı dayanıklılık kazanmıştır. İşe yaradığını bildiğim bazı antibiyotikler şunlardır.

Amoxcillin: 1500-3000 mg/galon.
Baytril veya Cipro: 250 mg/galon. Baytril ve 750 mg/galon Cipro. Bu ilaçları üretim sezonu içerisinde kullanmayınız.
Primor: 30mg/ kuş başına suyla verilir.
Bactrim: 30-60mg/galon.
Cephalexin: 2500-3000 mg/galon.

2. Hastalığın alt nedenlerinin tedavi edilmesi: Eğer bunları ortadan kaldırmazsanız E. coli geri gelecektir. Daha önce bahsedilenlere dikkat edin.

3. Aşılama: Bu bir çok salmaya yardımcı oldu ve performansda büyük gelişmeler ortaya çıkardı. Geleceğin tedavi yöntemi olabilir ama sonuçlanmış bir çalışma değildir.

Bu tercüme Uğur Kurt GÜRSU tarafından TGYB için yapılmıştır

Kimse yanlış anlamasın.
Bu forumda şu ana kadar gördüğüm en güzel hastalık ve tedavisiyle alakalı konu .Gerçekten Çok güzel yaklaşımlar ve tanılar var ve muhteşem bir akıcılıkla anlatım.
Yapana da paylaşana da 1000 kez tebrik ederim
 
BU YAZIDA ÖZELLİKLE ŞU BÖLÜMÜ OKURKEN HAYRANLIKLA OKUDUM.


Eğer E. coli hastalığı olan değerli bir dişiniz varsa dışkısını labaratuvarda inceletmenizi tavsiye ederim. Böylece hangi cins E. coli bakterisi bulunduğunu öğrenip hangi antibiyotiği kullanmanız gerektiğine karar verebilirsiniz.
 
supersey' Alıntı:
Bence hastalıklar konusunda güvercin besleyen arkadaşların biraz bilinçlenmesi lazım. Arkadaşımız kliniğe geliyor kuşlarım hasta ne ilacı alabilirim diyor. Soruyorum ne tür belirtiler var. Hiç bir şey yok ama kuşlar ölüyor diyor. Yahu hiçbir şey olmaz olur mu? İShal var mı diyorum var diyor. Kümes havasız, yerde yemler var, suluk ve yemlikler kirli, hasta kuş sağlam kuş birarada. Sürekli dışarıdan kuş sokuluyor. Bu belirtileri de zorla sorarak öğreniyorum. Ve şunu frkettim çok fazla bilinçsiz ilaç kullanımı var. Arkadaşlardan ricam kanatlı hayvanlar çok naziktir ihalelerde, kuş pazarlarında çok dikkat etmeleri gerekir. Oraya kuş götürüp getirirken hemen o kuşu kümese veya kümes etrafına salmayın. Önce birkaç gün karantina bölgeniz olsun oraya alın. Dışkısını ve genel durumunu takip edin. Kesinlikle bilinçsiz ilaç kullanmayın. Piyasada çok fazla güvercin ilacı satılıyor güvendiğiniz kişilerden alın.Son kullanma tarihine dikkat edin. Güvercin beslemek çok zevkli bir iş fakat son derece dikkatli olmalıyız. Hijyene dikkat edelim gerisi yavaş yavaş gelir.Konuyu açan ve bilgilendirme yapan arkadaşıma teşekkür ediyorum.

Cem Bey,
Bir profesyonel olarak bize biraz da aşılar ve temini ile uygulanması hakkında bilgi verir misiniz lütfen. Ayrıca Siz bu konuda hizmet vermekte misiniz? Veya hizmet vermekte olan kişiler hakkında bilginiz var mı?

Şimdiden teşekkürler..
 
Hem size hem de çalışmaları yapan Uğur Kurt GÜRSU Bey' e teşekkürler..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst